ParaBilir Logosu

Parayla ilgili kırmanız gereken alışkanlıklar

Parayla ilgili kırmanız gereken alışkanlıklar

Neden bunun anlamsız ve irrasyonel bir hareket olduğunu bildiğiniz halde sürekli bütçenizin karşılamakta zorlanacağı şeyleri satın alıyorsunuz? Kimse borç içinde olmak istemez, öyle değil mi?

Çağlar Önal 06 Mayıs 2013Google
"The only proper way to eliminate bad habits is to replace them with good ones." Jerome Hines
"Kötü alışkanlıklardan kurtulmanın en iyi yolu onları iyileriyle değiştirmektir."

Yukarıda sorduğum sorunun cevabı aslında çok basit. Paramız olmadığı halde harcıyoruz, çünkü borçlanmak duygusal bir problem, akılsal değil. Borcun kaynağı, sürekli daha fazla harcamanıza sebep olan bilincinde olmadığınız alışkanlıklarınızdır.

Herkes finansın temelinde kazandığından daha azını harcamak olduğunu bilir. Borçtan uzak durmanın tek yolu budur. Basit bir matematik. Ama ne yazık ki bir şeyi bilmekle yapmak arasında büyük bir fark var. Tıpkı bir zamanlar herkesi derinden etkileyen The Matrix filminde Morpheus'un dediği gibi; "Yolu bilmekle, yolu yürümek arasında fark vardır."

Bu yüzden bazı kritik finansal hataları yapmayı bıraktığınızda hayatınızdaki değişimin farkına varacaksınız. Bahsini ettiğim kritik hatalar çok küçük günlük alışkanlıklar, daha fazlası değil. Ama ufak sorunlar harekete geçmediğiniz sürece hala bir sorundur ve ne kadar ufak olduğunun bir önemi yoktur. Üstelik ileride ne gibi büyük sorunlara yol açacağını bilemezsiniz. Bu yüzden harekete geçin. Böylece yapmakla-bilmek arasındaki derin boşluğu da kapatmış olursunuz. Eğer borçlarımızdan kurtulmak ve ekonomik özgürlüğümüzü ele geçirmek niyetindeysek başka çaremiz de yoktur sanırım. 

"Benim için artık çok geç, hiç bir şeyi değiştiremem."

Bunu söyleyenler için iyi bir haberim var, alışkanlıklarınızı yaratan sizsiniz, bir başkası değil. Bu yüzden kontrol de daima sizin elinizde. Hiç bir şey için geç olduğunu düşünmeyin, şu an hangi durumda olursanız olun finansal gücünüzü elde etmek için kendinizden başka kimseye ihtiyacınız yoktur. Şu an içinde bulunduğunuz finansal konum, ufak alışkanlıklarınızın uzun vadede hayatınıza yansıması sonucu meydana geldi. O yüzden bu durumun farkına vararak pozitif değişiklikler yapmanın vakti geldi.

Şimdi bazı finansal alışkanlıklar üzerinden konuyu irdelemeye devam edelim. Borcun duygusal bir problem olduğunu söyledim. Çünkü borca sebep olan harcamalarımızı yaparken de genellikle duygusal davranırız. Eğer sıkıldıkça alışverişe çıkıyor, terapi amacıyla marketleri geziyorsanız ya da alışverişi bir çeşit sosyalleşme yöntemi olarak görüyorsanız, arkadaşlarınız "bunu kutlamalıyız" dediğinde "haydi alışverişe" diye cevap veriyorsanız, eviniz etiketi üzerinden sökülmemiş eşyalarla doluysa ve marketten eve dönüş yolunda vicdan azabı içinde kavruluyorsanız, korkarım sizde duygusal harcama problemi var.

Duygusal harcama yapan insanlar alışverişle birlikte gelen endorfine bağımlıdırlar. Mutlu olmak için bir şeylere sahip olmak, satın almak gerektiğini düşünürler. Genetik olarak insanoğlu kendisini iyi hissetmesini sağlayan şeyleri devam ettirme eğilimindedir. Uyuşturucu bağımlılığı gibi sorunlarında kaynağı budur aslında. Bu yüzden aşırı harcama yapmanın altında yatan şey harcamanın kendisidir, satın aldığınız şeyler değil. 

Sağlıklı bir insanın yapması gereken şey ise istekleri değil, ihtiyaçları doğrultusunda harcama yapmasıdır. Ne istediğinizi değil, neye ihtiyacınız olduğunu düşünün. Şimdi bir daha düşünün. O şeye gerçekten ihtiyacınız var mı, yoksa kendinizi mi kandırıyorsunuz?

Bu kısır döngüyü kırmanın tek yolu bir kaç gün, belki bir hafta, harcama yapmaktan kaçınmak. Böylece spontane harcamayı bırakabilir ve alışverişle ilgili daha sağlıklı kararlar verebilirsiniz. Bir başka yazımda bir yıl boyunca markete gitmeyen bir adamın ilginç hikayesinden bahsedeceğim. O zaman bu konuyu daha derin bir şekilde ele alabiliriz diye düşünüyorum.

Duygusal harcamanın sıkı ilişki içerisinde olduğu bir diğer kötü alışkanlık bağımlılıktır. Ama şimdi sözünü edeceğim bağımlılık yalnızca alışveriş için geçerli değil. Sizi finansal anlamda çökertebilecek her türlü bağımlılık: kumar, içki ve benzeri alışkanlıklar. Bu bağımlılıkların sonucunda ortaya çıkacak olan borç sarmalı belki de problemleriniz arasında en önemsizi olacak ama yine de hafife almamak gerektiği görüşündeyim.

Eğer bağımlılıklarınız varsa bu makalede yazanlardan çok daha fazlasına ihtiyacınız var demektir. Size yalnızca dengeli bir hayat yaşamanız gerektiğini ve aşırılıklardan uzak durmanızı önerebilirim, ama dediğim gibi bundan daha fazlasına ihtiyacınız var o yüzden profesyonel yardım almayı düşünebilirsiniz.

Bağımlılıklar genellikle sahip olma arzusundan kaynaklanır. Sahip olma arzusu sizi hayattaki bütün güzel şeyleri hak ettiğinize dair bir inanışa sürükler. Finansal durumunuz ne olursa olsun, sürekli bir şeylere sahip olmak istersiniz. Neden benim de yeni bir arabam olmasın ki diye düşündüğünüzde, yalnızca banka hesabınızı gözünüzün önüne getirin.

Fakat bazı insanlar için banka hesabını göz önüne getirmek yeterli değildir. Anlık haz getirecek olan her şeyi almaya ve banka hesaplarını boşaltmaya hazırdır bu tür insanlar.

Eğer böyle bir alışkanlığınız varsa anlık değil de, 10-20 yıl gibi uzun vadeli zevkleri düşünmeye çalışın. Ertelenmiş zevk anlık zevkten çok daha değerlidir. Para harcamaktan vazgeçip biriktirdiğiniz zaman, bir şeyler feda ediyor sayılmazsınız. Dediğim gibi, yaşayacağınız uzun vadeli zevk çok daha fazla olacaktır. 

Bu konuya yalnızca para harcamak değil de farklı bir açıdan da yaklaşabiliriz. Örneğin akşamları işten eve geldiğinizde televizyonun karşısına geçmek yerine bir akşam kursuna gitmek veya bir yabancı dili öğrenmeye çalışmak da kısa vadeli bir hazzı erteleyerek uzun vadede kazançlı çıkacağınız bir şey yapmanız demektir.

Günümüzde reklam endüstrisinin geldiği nokta dolayısıyla, harcamalar bir başka çeşit anlık hazza da sebep olurlar: Kendini değerli hissetme hazzı. Tyler Durden'ın dediği gibi, siz sürdüğünüz araba veya giydiğiniz pantolon değilsiniz. Sizi siz yapan şeyler satın aldıklarınızın çok ötesinde. O yüzden reklamlara kanarak satın alacağınız şeylerin sizi daha çekici veya daha mutlu yapacağına inanmayı bırakın. Kendi değerinizi kendiniz belirlersiniz, ve bunu birisinin size söylemesine ihtiyacınız yoktur.

Kendinize verdiğiniz değerle satın aldığınız şeyler arasında ilişki kurmayın. Kendinize şunu sorun: Şu an bu mağazada alışveriş yapmakla tam olarak neyi amaçlıyorum? Elde ettiğiniz şeylerle daha değerli bir insan olacağınızı düşünerek mi harcıyorsunuz? Öyleyse üzgünüm ama sahip olduğunuz şeyler bir insan olarak sizin değerinizden bağımsızdır.

Finansal sıkıntı içerisindeki insanlar genellikle harcamalar, borç ve gelir arasında bir bağlantı kurmak konusunda başarısızdırlar. Bütçe planları yoktur. Emeklilik planları yoktur. Gelirlerini artırmaya yönelik stratejileri yoktur. Kısaca, elde bir şeyleri değiştirebilecek bir plan olmamasından dolayı aydan aya yapılan hesaplardan başka bir şey yoktur. Ayrıca pek çok olası durum da göz ardı edilir bu plansızlık ortamında. Ya işinizi kaybederseniz? Ya acil bir hastalık durumu oluşursa? Daha iyi bir planınız olmadığı sürece tüm bu durumlarda yapabileceğiniz tek şey var: borçlanmak.

Yapılması gereken şey, finansal planlamanızı tıpkı bir iş yürütme planı gibi düşünmeniz gerektiğidir. Yağmurlu günlere karşı hazırlıklı olun ve her zaman planlı hareket edin.

Daima kötü olasılıkları aklınızda bulundurun ve asla umarsızlığa kapılmayın. Eski bir samuray sözü, kapıdan çıktığında düşmanla karşılaşacakmışsın gibi davran der. Hiç bir şey bir borç çıkmazını, umarsızlık ve halinden memnun olma hissi kadar kötüleştiremez. "Nasıl olsa borç içindeyim, biraz daha borçlansam ne olur ki?" Atalarımızın 'battı balık yan gider' olarak adlandırdığı bu durum çok tehlikeli bir duygusal karmaşadır yalnızca. Satın alırken yaşadığınız zevk, kredi kartı ekstreniz elinize ulaştığında çektiğiniz acıdan bağımsızdır. Problem şu ki, bu tarz ufak boşvermeler, birikerek altından kalkması zor borçlara sebep olabilir. Belki, bir kaç defa son anda kendinizi kurtarmayı başardığınız için kendinizi şanslı sayabilirsiniz, ama her zaman böyle olmayacaktır. O yüzden umursamazlık hissini bir kenara bırakın ve daha ciddi bir tavır takınmaya başlayın. Finansal hayatınız için bir tehdit algıladığınız anda harekete geçin.

Unutmayın, bu tarz alışkanlıklar sizin finansal yaşamınıza yön verir. Belki borçlu olmak size finansal bir problemin aslı gibi görünebilir ama borç yalnızca bir semptomdur. Asıl finansal problemler, borçlanmanızın altında yatan sebeplerdir. Eğer kalıcı çözümler arıyorsanız, bu alışkanlıkları değiştirmenizi öneririm. Borçlandıran alışkanlıkları, zenginleştiren alışkanlıklarla değiştirin. Eğer sizin de bu konuyla ilgili deneyimleriniz ve sorularınız varsa yorum yazabilir veya e-mail gönderebilirsiniz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER MAKALELER

MAKALE
22 ARALIK 2013
MAKALE
17 EYLÜL 2013
Para Kazanmaya Hazır mısın?

ParaBilir yarışmalar çok eğlenceli